Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dünya Anadili Günü

Bugün 21 şubat Dünya Anadili Günü. Bir yandan ‘şu günü bu günü diye #günuydurmayın diyenlere hak veriyor, öte yandan ‘Ama anadili önemli mesele canım’ diyorum. Sormayın, pek dertliyim bu konuda!  İnternette bu günün anlam ve önemi hakkında yazılanları okumak için ‘googlelarken’ kendi kendime bir yandan ‘Allah bilir bu günü Türklere bir kulp bulmak için uydurmuşlardır’ diyerek komplo teorisi kuruyordum ki dakka: 1, gol: 1... ‘Voila’: Haberdiyarbakır’da Türkiye’nin bu konuda ne kadar hassas (!!!) olduğunu yazdıklarını buluverdim!  ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Hollanda’da arada sırada Türkiye ile ilgili televizyon programları olur ve ben her seferinde safça, ilgiyle izlemek isterim. Maalesef nadiren iyi birşey çıkar. İyi beyaz adamın niyeti, yanlış yapan doğulunun hatalarını ele almak, onu eğitmek ve daha iyi bir dünya yaratmaktır! Tamamen iyi niyetli bir girişim yani! Yaklaşı...

Rotterdam Film Festivali

Her yıl düzenlenen Uluslararası Rotterdam Film Festivali (IFFR)’nin bu sene 41ncisini gerçekleştirildi. 25 ocak - 5 şubat arasında 40 farklı sinemada gösterilen yaklaşık 600 adet filmi, toplam 274.000 kişi izledi.  Rotterdam Film Festivali Cannes, Venedik ve Berlin Film Festivalleriyle karşılaştırılabilecek büyüklükte, ciddi bir organizasyon ve 1972’den beri düzenlenmekte. Festival boyunca her gün Daily Tiger adlı gazetesi çıkıyor.  Tişörtleri ve çantaları da, 'ben ordaydım' demek isteyenler için ideal! Film Festivalinin Afiş Tasarımı Hakkında ve Logodaki Kaplan Festivalin afişlerindeki kaplan MGM’in aslanına atıfta bulunmakta (artık alaycı mı yoksa rekabetçi mi olarak yorumu size bırakıyorum) . 1974‘den beri logosundaki kaplan çeşitli şekillere girmiş ve en son olarak 2008’de 75b’nin tasarımıyla bugünkü stilize kaplan halini almıştır. Göz teması yapan bu son kaplan logo, 80’lerde ve 90’lardaki Hard Werken tarafından tasarlanan afişleri hatırlatmakta. Siyah beyaz olması i...

Kariyer ve Çocuk

Üzerinde çok konuşuldu, epey yazıldı, çizildi: ne sloganmış ki Türk kadını 21. yüzyıla  'Kariyer de yaparım, çocuk da!' iddiasıyla girdi. Sene 2012 oldu, beklenen farkındalık arttı ve en nihayet bu 'beyanat' sorgulanır oldu.  Bugün bir meslektaşımın 'şunu anladım ki: 'çocuk da yaparım kariyer de' hikayeymiş' cümlesini okuduktan sonra, bir zamanlar uzun uzadıya düşündüğüm bu konuyu ele almak istedim. Feminizmin ve 'emancipation'ın* kimi zaman yanlış ele alındığını, feminizme sığınanların argümanlarının zaman zaman yüzeysel olduğunu dile getirmeye çalışmakta ve genellikle yanlış anlaşılmaktaydım.   Öncelikle nedir 'kariyer yapmak', onu bir anlamalı. Bir yerde çalışıyor olmak mı? Emeklilik hedefiyle bir yerde çalışmak mı? Başarılı olup ödüller almak mı? Ünlü olmak, isim yapmak mı ve / veya yaptığı işten çok para kazanmak mı? Topluma faydalı olmak mı? Bu kavramla herkesin kastettiği farklı olabiliyor. Astrolojiye bakarsak, anne...

Noel Baba

Bundan 10 sene önce Hollanda’ya gelip yerleştiğimde, Hollanda kültürüne dair bir çok unsur, gelenek, yaşam tarzı, vs. ilgimi çekmişti. Gelir gelmez Hollandacayı öğrenmek isteyeşimin sebebi de buydu: Hollandaca okumak ve Hollandalı'ları anlamak istiyordum. Derinlemesine öğrenmek, bir de Avrupalı'nın gözünden bakmak istiyordum yaşama, olaylara. Elbette bu anlama süreci -çoğunlukla- inişli, -ara sıra- çıkışlı bir süreçti. Her seferinde ‘aman da ne güzelmiş bu örfleri-adetleri‘ demedim.  Bir kuzey Avrupa ülkesinin kültürü bizimkinden çok farklı bir kültürdü, kendi ülkesine alışmış biri olarak yaklaşıyordum her gördüğüm, karşılaştığım ‘yeniliğe’ (bana göre ‘yenilik’ olan, onlara göre yüzyıllardır yaptıkları gayet olağan şey). İlk yıllarda bu farkları çoşku ile karşılamadım, takdir edemedim. 10 sene bu kültürle iç içe yaşayınca, bakış açım değişti ve bazı gelenekleri, görenekleri takdir ediyor ve ‘keşke ülkemde de buna benzer şu olsa, bu olsa’ diye geçiriyor...

HAKKIMDA

Hızlı Okurlar İçin  Anne, mimar, öğrenci...  Türk, biraz da Hollandalı. H er nekadar kökleri Girit ve Tosya'ya dayansa da a slında İstanbul'lu sayılır .  Rotterdamlı oldu, Türkiye'ye gelince de Güvercinlikte yaşıyor.   Biraz Daha Detaylı Özgeçmişim Çocukluk ve gençlik yıllarım sırasıyla İzmir, Ankara ve İstanbul'da geçti. İstanbul'da mimarlık eğitimi aldıktan sonra restorasyon yüksek lisansını tamamladım. Türkiye'de sergi ve kitap çalışmalarında, organizsayoni arşiv ve redaksiyon işlerinde, Anadolu'da kazılarda çalıştım. 'Gerçek mimar' olma hevesiyle 2001'de mimarisiyle ünlü Hollanda'ya yerleştim ve mimarlık bürolarında çalıştım. Burada evlenip çocuk sahibi olunca bir baktım ki bu 'batı yaka'sında kalıcı olmuşum... Hala  Rotterdam'da mimarlık yapmakta ve yapı mühendisliği bölümde okumaktayım.  Hikaye Tarzında Anlatmak Gerekirse Karlı bir bayram gününde ressam anne ile pilot babanın ilk kızları olarak dünyaya geldim. Bir çok  ...

Yayına Başlıyorum

İlk olarak başka bir isimle başladığım bu bloğa... Daha sonra blog adresinde Türkçe karakter kullanmanın bir yolu olduğunu öğrendim:  Türkçe'nin doğru kullanılmasına, Türkçe karakterleri doğru kullanmaya özen gösteren biri olarak   bu beni çok sevindirdi: ve derhal blog adını değiştirdim... Yazmak eğlenceli Türkçemizi güzel kullanmak ise kültürümüzü yaşatmak bakımından çok önemli... Duyduk duymadık demeyin: başlıyor !!!